Dünya turu öncesi ve sonrası insanlar bize en çok hangi soruları sormuşlar, neleri merak etmişler, neler hakkında en çok "ya bişi sorcam" demişler, hepsi burada! Maliyet ve vizeler mevzuları dahil, öncesiyle ve sonrasıyla dünya turu sıkça sorulan soruları. Buyrun;

 

1. Tur ile mi geziyorsunuz?

Hayır. Hiçbir zaman tur ile bir gezi yapmadık yapmayacağız da. Çünkü bu bizim gezginlik anlayışımıza ters. Biz hiçkimseye, programa ya da kurala bağlı kalmadan özgürce gezmeyi seviyoruz. Gezi sırasında bir çok kez rotamızı değiştirdiğimiz oldu. Spontane gezmek prensibimiz. Sırt çantamızı alıp dilediğimiz gibi gezmeyi seviyoruz.

 

Dünya turu sonrası yorum: İçinde keşif duygusunun olduğu geziler her zaman en ilginç anıları ortaya çıkardı. Mesela Laos'ta motosiklet kiraladığımızda bu bize istediğimiz yere gitme şansını vermişti. Hiç bilmediğimiz köylere girmek, insanların sofralarına misafir olmak, çocuklarla beraber nehir sularında yüzmek, insanlarla festivalde su savaşı yapmak paha biçilemezdi. Ancak bazı yerler var ki, oralara gitmeniz için bir tura dahil olmanız zorunlu. Mesela Tibet'i gezmek gibi. Tibet'te yabancıların serbest dolaşım hakkı yok. Eğer dolaşırsanız Çin güvenlik kuvvetleri tarafından tutuklanırsınız. Bir tura dahil olmak zorundasınız. Bu turda sertifikalı bir rehber ve bir şoför bulunması zorunlu. Öncesinde özel izinler almanız gerekiyor, Çin vizesi yetmiyor. Biz minimum sayıda bir grup oluşturarak (toplamda 4 kişi) bu can sıkıcı durumu bertaraf etmiş olduk. Beraber gezdiğimiz çift de eğlenceli insanlardı. Dur bakayım, bir mesaj atayım şunlara, ne yapıyorlar acaba.
 

2. Neden Bu Kadar Çok Geziyorsunuz?

“Dünya bir kitap gibidir ve gezmeyenler onun sadece bir sayfasını okurlar” -- St. Augustine

 

Dünya turu sonrası yorum: 10 puan, hem de resimli kitap.

 

3. Neden Dünya Turu ? Faizler çok düştü, onun yerine bir ev alsaydınız keşke.

Başka ülkelerde kızlar teklif ediyomuş diye bir duyum aldık o yüzden. Şaka elbette. Gezmek her ikimizin de çocukluktan beri en büyük eğlencesi, şimdiye kadar dünyanın pek çok ülkesine gittik, pek çok kültürü tanıdık. Ancak her biri yoğun iş temposundan arta kalan zamanlarda yapabildiğimiz ve çok kısıtlı zamana sahip olduğumuz seyahatlerdi, çalışırken yılların nasıl geçtiğini anlamadık bile. Dünya Turu ise çok daha uzun sürecek ancak zamanımız tamamen bize ait, her ne kadar dünyayı gezmek temalı olsa da aslında bir nevi kendi içimize yolculuk.

 

Dünya turu sonrası yorum: Kızların teklif ettiği ülkelerin listesini çıkardık. Ulaşmak isteyen arkadaşlar bize özelden mesaj atsınlar. Aslında bu yaptığımıza gezi demeye dilimiz varmıyor. Başlarda bu size gezi gibi geliyor, hemen eve dönecekmişsiniz hissi yaratıyor ancak bir kaç ay sonra anlıyorsunuz ki bu başka türlü bir şey, bu olay bir yaşam biçimine dönüşüyor, yollar size memleket oluyor. Artık hiç bir yere ait olmama duygusu yerleşiyor içinize. Özgürlüğü maksimum derecede hissediyorsunuz. Bunu ilk anladığımız an kendimizi Gobi çölünde bulduğumuz andır ve devamında çölde geçirdiğimiz 1 hafta. Zaman zaman bu his öyle yoğunlaşıyor ki insanın gözleri doluyor.

 

 

4. İyi de korkmuyor musunuz ? Bir sürü garip ve uzak ülke, hastalıklar, hırsızlıklar, aslanlar, kaplanlar, timsahlar falan ?

Daha önce de başımıza böyle şeyler geldi ancak gerekli önlemleri alarak gidiyoruz, dolayısıyla korkmak için bir neden yok. Ancak eğer farklı yemekleri denemeyi reddediyorsanız, kültür farklılıkları ve insanlardan korkuyorsanız, ayrıca kendi sıcak yatağımdan başka yerde uyuyamam diyorsanız, evde kalmak sizin için daha iyi bir seçim olabilir.

 

Dünya turu sonrası yorum: Bu yazdıklarımızın hepsi başımıza geldi.  Nepal'de hijyen eksikliğinden ve Hindistan'da kene yapışmasından dolayı hastanelik olduk. Gezinin ilk soygunu Moğolistan'da başımıza geldi. İçinde pasaport, cüzdan ve kameranın bulunduğu çantamız çalındı. İkinci soygun ise Hindistan'da oldu. Yine çantamız çalındı ve bu defa daha ağır kayba uğradık. Çünkü çalınan çantada her ikimizin pasaportu, cüzdan ve kamera bulunuyordu. Bir kaç gün tren istasyonunda uyuyarak ve sadece ekmek yiyerek idare etmek durumunda kaldık. Tayland'da tren yolculuğu sırasında sabaha karşı hareket halindeki vagonda yangın çıktı ve izdiham yaşandı. Kaplana gelince. Nepal'in Chitwan ulusal parkında fil üzerinde seyrederken bir kaplanı yanlışlıkla rahatsız edince kaplan bize tepkisini kendi diliyle gösterdi. Kükremesi sırasında hayatımız film şeridi gibi gözümüzün önünden geçti. O nasıl bir sestir kardeşim, bir kez daha hayran olduk hayvana. Neyse ki tek parça halinde geri döndük Türkiye'ye.

 

5. Nasıl gezmeyi planlıyorsunuz ? Uçak kullanacaksınız heralde.

Zorunlu olmadıkça uçak kullanmamayı planlıyoruz, uçaklar hem pahalı hem de bizim gezme anlayışımıza aykırı, amacımız bir yere varmak değil, yollarda olmayı seviyoruz.

 

Dünya turu sonrası yorum: Söylediğimiz gibi zorunlu olmadıkça uçak kullanmadık. Toplamda 5 kez uçtuk. Karadan yaptığımız yolculuk ise yaklaşık 90 bin kilometreyi buldu. Özellikle trenle yolculuk etmek gibisi yok. Pencereden dışarıya bakmak bir taraftan müzik dinlemek ve dalıp dalıp gitmek. Bir bardak çayınız da varsa...

 

6. Oteller çok pahalı. Nerelerde kalacaksınız ?

Otellerde kalmayı düşünmüyoruz. Mümkün olduğunca, daha önce bir çok kere yaptığımız gibi Couchsurfing ve HospitalityClub'ı kullanacağız. Bu bize mali olarak yardımcı olacak ama daha önemlisi gittiğimiz ülkelerde yerel yaşama karışmak bu şekilde çok daha kolay. Amacımız turist gibi gezerek fotoğraf çekmek değil, kültürleri, insanları ve hayatları daha yakından tanımak istiyoruz. İkinci alternatifimiz hostellerde konaklamak, hostelller de otellere göre çok daha hesaplı ve bir çok farklı insanla, gezginlerle tanışmak mümkün. Bunun yanı sıra çeşitli ülkelerde arkadaşlarımız da var, onlarda da kalıyor olacağız.

 

Dünya turu sonrası yorum: Bir çok kez Couchsurfing kullanarak konakladık. Ancak bu sürekli hale geldiğinde can sıkıcı olabiliyor. Çünkü bir başkasının evinde kalıyorsunuz ve o insana bağımlı oluyorsunuz. Bu yüzden konaklamanın ucuz olduğu ülkelerde bunu tercih etmedik. Mesela Çin'de günlük 5$'a oldukça güzel ve temiz hosteller bulunuyor. Dilediğiniz gibi kalabiliyorsunuz.

 

7. Rotanızda hangi ülkeler var ?

İlk aşamada Yunanistan ve Makedonya üzerinden Macaristan'a sonrasında da Baltıklar ve Rusya'ya ulaşmayı planlıyoruz. Doğu'ya yolculuğumuz buradan başlayacak. Trans Siberia Ekspresi'ni kullanarak Moğolistan'a ve Çin'e gitmek ilk hedefimiz. Japonya, Güneydoğu Asya, Hindistan ve Avustralya sonraki duraklarımız olacak.

 

Dünya turu sonrası yorum: Hayır ne alakası var! Böyle olmadı. Gezinin başında Şengen vizesi ile ilgili bazı problemler yaşadık. Sonrasında en kolay vizeyi Polonya'dan aldığımız için başlangıç noktamız Polonya oldu (canım ya). Daha sonraki rotalarımızda ufak sapmalar oldu. Rotamızla ilgili aklınıza takılan sorulara cevaplarınızı Rotamız sayfasından bulabilirisiniz. Her şeyi devletten beklemeyin !

 

8. Dil bilmezsiniz, yol bilmezsiniz, ne işiniz var elin memleketinde ?

İkimizde iyi derecede ingilizce konuşuyoruz, ingilizce tüm dünyada geçerli bir dil, daha önceki gezilerimizde Brezilya dışında sıkıntı yaşamadık. İngilizce konuşamadığımız durumlarda İsmail'in ispanyolcası ile durumu kurtarmaya çalışacağız, o da işe yaramazsa ellerimiz ve mimiklerimiz devreye girecek.

 

Dünya turu sonrası yorum: Bak yahu, neler yazmışız gitmeden önce, İngilizce biliyormuş, İspanyolca biliyormuş! Tüm dünyada geçerli bir dil ama sadece büyük şehirlerde ve merkezi yerlerde bu dili anlayan insanları bulabiliyorsunuz. Daha küçük yerlerde İngilizce iletişim kurmak neredeyse imkanısz hatta köylere gidildiğinde denemeyin bile. Buralarda vücut dili devreye giriyor. Güney Çin'de köylüler bizi akşam sofralarına davet ettiklerinde yemek boyunca çok güzel gülüp eğlendik ama onlar bizimle Çince konuştu biz de onlarla Türkçe. İnsanlar isterlerse bir şekilde anlaşabiliyorlar. Ve bu samimiyeti arttırıyor. Özellikle Çin'de alfabe, telaffuz her şey çok farklı olduğu için bazen iletişim kurmak için internetten bulduğumuz kelimelerin fotoğrafını çekme metodunu kullandık. Trene bilet alırken işe yarıyor ama gece kulübü ararken sıkıntı oluyor.

 

9. Peki bu rotayı nasıl belirlediniz ?

Dünya üzerinde görmek istediğimiz 20 yer var. Amacımız bu 20 yeri görmek, bu yerler arasında kesin bir rota çizmek istemiyoruz. Çünkü yolda her an her şey değişebiliyor, bir plana bağlı kalmak anlamlı değil.

 

Dünya turu sonrası yorum: Bununla ilgili Rotamız bölümünde çok ilginç şeyler anlatıldığını duyduk, git bir bak. Merak etme bu pencere kapanmayacak, tıkla sen.

 

10. Çok para lazım size, bütçeniz ne kadar ?

Lüks otellerde kalıp, şatafatlı restoranlarda yemek yerseniz, bir de uçak ve taksi dışında rahat edemem diyorsanız, evet, çok paraya ihtiyacınız var. Ama aslında gezmek için çok para gerektiği bir yanılgı, konaklama için daha düşük hatta sıfır maliyetli alternatifleri kullanmaya çalışacağız, temel ulaşım araçlarımız otostop ve trenler. Yemeği de mümkün olduğunca ucuza halletmeye çalışacağız, zaten türk yemeklerine düşkün insanlar olarak çok da fazla yememiz pek mümkün değil. Ortalama ayda 1200 TL'lik bir bütçe öngörüyoruz.

 

Dünya turu sonrası yorum: Eveeet herkesin merak ettiği bir konu. Anlaşılan bütçe konusunda baya işkembeden atmışız gitmeden. Öngördüğümüz bütçeyi başlarda yakalayabiliyorduk. Ancak gezinin ilerleyen zamanlarında bu çizgiyi tutturmak zor hale geldi. İnsanın canı Starbucks'da cheesecake çekiyor bazen canım. Dayanamayıp giriyorsunuz içeriye. Bir de beklenmedik masraflar da çıkıyor. Toplamda 4 kez pasaport değiştirmemiz buna küçük bir örnek. Günlük masrafımızın diğer yerlerin 2 katı ve hatta üzeri olan Japonya'da 1 aydan daha uzun süre kaldık. Bütçemizi bunun gibi şeyler de etkiledi. 13 ayda yaptığımız harcamalar kişi başı 33 bin TL civarında.

 

11. Pek inandıcı gelmedi ama neyse, dünya turu için parayı nerden buldunuz ?

Hatrı sayılır bir süredir çalışıyoruz, çok olmasa da biraz kenarda köşede paramız var. Ayrıca arabalarımızı satmaya karar verdik, bir nevi Ferrari'sini satan bilge durumu. Çok para etmeseler de bütçemize katkı sağlayacaktır.

 

Dünya turu sonrası yorum: Dolmuşlar ne kadar kalabalık öyle ya.

 

12. Geziniz ne kadar sürecek ? Çok fazla izniniz yoktur.

Evet hatta hiç iznimiz yok, bu yüzden işlerimizden istifa edeceğiz. Gezinin yaklaşık olarak 12 ila 15 ay sürmesini planlıyoruz.

 

Dünya turu sonrası yorum: Aldım müdürü karşıma, vurdum yumruğumu masaya, ben istifa ediyorum dedim! Yok, istifa ettik ama böyle değil, kibar bir şekilde. Gezimiz toplamda 400 gün sürdü, yaklaşık 13 ay.

 

13. İşten istifa etmek riskli değil mi ?

Hangi açıdan baktığınıza bağlı, belki de yepyeni bir hayat bizi bekliyor.

 

Dünya turu sonrası yorum: Üniversitede hocanın biri bir gün sınavda "risk nedir" diye sorar. Öğrencinin biri boş kağıt verir. Üzerine sadece "risk budur" yazar. Ve öğrenci sınavdan 100 alır. Bu hikayenin uydurma olduğunu biliriz. Ama biz hayata boş kağıt verdik. Bakalım sınavdan kaç alıcaz. (cevaba bak, artist).

 

14. Ama dönüşte ne yapacaksınız ?

Uzun süreli planlar yapmak çok sağlıklı değil, onu da dönüşte düşünürüz. İlerde arkamıza bakıp keşke dünya turuna çıksaydık demek daha kötü bir durum olur.

 

Dünya turu sonrası yorum: Gezi sırasında çok daha farklı işlerle uğraşmak istediğimizi farkettik. Bunları gerçekleştirmek için biraz bütçe gerekiyor. Dünya turu için nasıl birikim yapmışsak bu amaçlarımız içinde ilk etapta birikim yapacağız.

 

15. Evinizi özlemeyecek misiniz ?

Elbette, özellikle ailelerimizi ve arkadaşlarımızı çok özleyeceğiz, bu internet sitesinin amacı biraz da bu, mümkün olduğunca onlarda iletişim halinde kalmak.

 

Dünya turu sonrası yorum: Evimizi, sevdiklerimizi, arkadaşlarımızı çok özledik. Sevdiklerimizle fırsat buldukça internet üzerinden görüntülü konuşma yaptık. Türk yemeklerini de çok özledik. Bazen Türk restoranlarına gidip yemek yedik, fırsat oldukçada kendimiz yemek yaptık ancak Türkiye'dekinin yerini tutmuyor. Bazen haftalarca sıcak duş alamadığımız oldu. Hatta Hindistan'da duş bulunmuyor bazı hostellerde, tuvalette kova ile duş aldığımız oldu. Iyyy...

 

16. Peki yolda kavga etseniz hanginiz döver ?

İsmail biraz daha iri ama belli olmaz.

 

Dünya turu sonrası yorum: Beraber gezmek zor bir iş. Yola beraber çıkıp ilk haftadan ayrılan çok gezgin ile tanıştık. Beraber gezmenin ne kadar zor olduğunu gezimizin 11. ayında Buenos Aires'te bir kafede otururken tanıştığımız İrlanda'lı çocuğun bize söylediği sözler çok iyi özetliyor aslında.

"11 aydır beraber geziyorsunuz ve hala oturup aynı masada yemek yiyebiliyorsunuz ha ?"

Elbette tartıştığımız zamanlar oldu ancak bu bizi hiçbir zaman ayrılığa sevk etmedi. Zaten hep şöyle dedik. "Nereye gittiğin değil, nasıl gittiğin önemli"

 

17. Vizeleri nasıl aldınız, zor olmadı mı ?

Biz yola çıkmadan önce Polonya'dan 6 ay geçerli bir Schengen vizesi, 1 ay geçerli Rusya vizesi, 1 ay geçerli Belarus vizesi, 1 yıl geçerli Avustralya vizesi ve Çin'den 3 ay geçerli iki giriş çıkışlı bir vize aldık. Diğer ülkelerle ilgili vizeleri ise yolda almayı planlıyoruz.

 

Dünya turu sonrası yorum: Keşke sadece Schengen vizesi alıp çıksaymışız yola. Diğerlerine hiç gerek yokmuş. Çünkü Türkiye'de vize almak çok zor. Yolda vize almak ise çok basitmiş. Türkiye'den yapılan vize başvurularında onlarca evrak istenirken yolda yaptığımız vize başvuruları için çoğu zaman sadece fotoğraf, pasaport ve başvuru ücreti dışında bir şey vermedik. Meğer ne kadar kolaymış vizeyi yolda almak. Sadece Vietnam vizesinde sorun yaşadık. Vietnam hükümeti ile Türkiye hükümeti arasında bir husumet var nedense, sebebi efsane şeklinde dolaşıyor. Bangkok'da başvurmak istedik bu vizeye ancak Türk pasaportunu görünce başvuru yapmamıza bile izin vermediler. Bu tür durumlarda daha küçük şehirlerdeki konsolosluklardan başvuru yapmayı denemek lazım. Başarı oranı daha yüksek. Bizim fazla zamanımız olmadığı için başka yerden başvuramadık. Bu işin bir standardı yok maalesef. Bizim başvuru yaptığımız konsolosluktan başka bir Türk bir hafta öncesinde Vietnam vizesi almayı başarmıştı. Oradaki görevlinin insiyatifine bağlı bir durum. Problem çıktığında konuşarak halledilebilir. Vize bir Türk için bile seyahat etmeye engel bir konu değil kesinlikle. Kimse bunu bahane etmesin! Ben kül yutmam!

 

18. Hiç keşke şunu da yapsaydık dediğiniz oldu mu ?

Keşke Çin'in Sincan bölgesine gidebilseydik, açabilseydik kollarımızı, garındaşlarımızla kucaklaşsaydık. Neyse ki Çin'in diğer bölgelerindeki Uygur'larla kucaklaştık en azından. Oturup Türkçe konuştuk, süper bir şey. Bu vesileyle onlara da buradan sevgilerimizi gönderiyoruz.

 

19. Şimdi sana bi tane Çin'li, bi tane Kore'li bi tane de Japon getirsem bunları ayırt edebilir misin ?

Yav onların hepsi birbirine benziyo, ne kadar ilginç değil mi? Karıştırmıyorlar mı birbirlerini ?

 

Dünya turu sonrası yorum: Şak diye anlarız valla. Ama bu üç milleti yeterince gözlemlemeden siz böyle bir işe kalkışmayın zira bir Çin'liyi Japon sanıp ona "konnichiwa" demek ya da bir Japon'u Çin'li sanıp "nihaoooo"  diye şebeklik yapmak hakaret gibi algılanabiliyor. Tarihten gelen bir husumet var aralarında. Biz her ne kadar bu iki millet arasındaki buzları eritmeye çalışdıysak da çok başarılı olamadık. 1.5 milyar Çin'li, 130 milyon Japon var kardeşim, hangi birine yetişelim. Bir de bu insanlar birbirlerini nasıl karıştırmıyor diyenler için bir örnek verelim. Asya'da bizi hep kardeş sanıyorlardı, Allanı seversen ne alakamız var ikimizin değil mi ?

 

20. Oğlum çamaşırlarını filan nasıl yıkıyosun ?

-ismail

Bu soru annem tarafından sürekli soruldu, kadın dünya turu boyunca hep bunu merak etti. Ne Çin seddi umrunda ne Tac Mahal. İşte Türk gezgin olmak böyle bir şey. Ama seviyoruz biz bunu. Öpüyorum seni annemmmm. Neyse başka merak edenler için de açıklıyoruz.

Cevap: Çamaşır makinasında. Çok ilginç bu aletlerden Japonlar bile kullanıyolar, sadece Türkiye'de olan bir şey değilmiş meğer. İşte çok gezen biliyor. Ama bi keresinde çamaşırları Nepal'de yıkamaya vermiştik, çamaşırlar daha da kirlenip geldi. Tabi önemli olan niyet burada.

 

 

21. Yolda hiç aşık oldunuz mu ?

Sevgi içimizde.(yanlış anlama olmasın tabi)

 

22. Eeee gezdiniz de şimdi ne oldu ?

Yav, o diil de... bi İlhan İrem vardı hani... O nooldu ?

http://fizy.com/#s/1252pc

 

23. Bir daha böyle bir gezi yapar mısınız? Sıradaki gezi ne zaman ve nereye ?

Bu gezi hayatımızda 1 kere yapacağımız türden bir geziydi. Elbette gezmeye devam edeceğiz. Ancak bunlar daha kısa süreli geziler olacaktır. Sıradaki gezinin nereye ve ne zaman olacağı ise spontane bir şekilde ortaya çıkacaktır. Bu konuda planlı hareket etmiyoruz.

 

 

24. Çantanız kaç kiloydu ve içine neler koydunuz?

Çantalarımızın ağırlığı ortalama 20 kg idi, içine neler koyduğumuza bakmak için hazırlıklar sayfasına bi göz atın.

 

25. En çok nereyi beğendiniz ?

Gezmek için: Moğolistan, Laos, Bolivya

Yaşamak için: Güney Kore, Japonya

 

26. En güzel kızlar hangi ülkede ?

ismail: Güney Kore ve Japonya

özcan: Tamam Güney Kore ve Japonya kızları da güzel ama yine de Polonya derim.

 

27. Kaç kare fotoğraf çektiniz ?

28150 (videolar dahil)

 

28. Hiç hasta oldunuz mu ?

İsmail'in Nepal'de hijyen eksikliğinden geçirdiği mide rahatsızlığı ve bundan 1 hafta sonra yine İsmail'e yapışan kene yüzünden acil servislerin kapılarını çaldık. (kenenin nereye yapıştığını sormayın)

 

29. Paranızı nerede taşıdınız, ATM mi kullandınız ?

Paramızın hepsini yanımıza nakit olarak almak mantıklı değildi. Almış olsaydık 3. ayda Moğolistan'daki ilk soygunda paramızın hepsini kaybetmiş olurduk. Orada kaybetmesek 7. ayda Hindistan'da kaybederdik. O yüzden Türkiye'de kullandığımız ATM kartlarımızı aldık yanımıza ve bunlar ile yurt dışındaki ATM lerden para çektik. Her çekimde komisyon ücreti alıyor bankalar ayrıca kur farkından dolayı da kaybınız oluyor. Ancak hala en kullanışlı yöntem bu görünüyor. Bazı ülkelerde (Güney Kore, Japonya) her ATM de çalışmıyordu kartlar o yüzden bir kaç makinada denemek gerekti. Güney Kore ve Japonya'da 7Eleven marketlerinin içindeki ATM leri kullanabilirsiniz. Bu ATM ler çalışıyor bizim kartlarla.

Not: Hiç kredi kartı kullanmadık. Hatta kredi kartımız yoktu. İnternetten bilet filan almamız gerektiğinde sanal kart kullandık.

 

30. Abi konuyla alakası yok da "desert" diye yazılan çöl, "dessert" diye yazılan tatlı mıydı yoksa tam tersi miydi neydi ya ?

Bak şimdi Sting'in "desert rose" diye şarkısı var ya, hah o şarkıda geçen "çöl" olan "desert" işte. Şarkıyı aklına getir, içinden söyle biraz sonra problem kalmıyor.  Dur lan şu şarkıyı bi dinleyeyim.

 

Buraya kadar geldiyseniz eğer sabrınıza hayranız, okuduğunuz için teşekkürler. Umarız biraz gaza getirmişizdir sizi. Gazı alamayanlar şuraya tıklarlarsa içlerinde bi gıdıklanma hissedeceklerdir. Garanti veriyoruz ! Yani yine olmazsa artık bi doktora görünsünler, Endoplazmik Retikulumuna baktırsınlar, kesin bi sıkıntısal semptom vardır.

BTBŞ Müdürlüğü

 

 

English

English (United Kingdom)

Bizimle Birlikte Gez

Instagram Sayfamız

logo-instagram

Dünya Turu Sonrası

Yol Arkadaşını Bul

Twitter Sayfamız

Twitter Image
Şu anda 22 konuk çevrimiçi

Son Haberler

@ İstanbul, Türkiye

Paylaş

Facebook Twitter RSS Feed